Yabancı Dil Öğetiminde Doğal Yaklaşım
Ertuğrul TORBA
GİRİŞ
1977 yılında Tracy Terrell yeni
bir dil öğretim felsefesi olarak Natural Approach (Doğal Yaklaşım) adını
verdiği önermede bulundu. Makalesi Modern Language Journalda Natural Approach
to the Acquisition and Learning of a Language ( Dil Edinimi ve Öğreniminde
Doğal Yaklaşım) başlığıyla yayınlandı.
Terrell yaklaşımını, anadilleri İngilizce olmayan öğrencilere başlangıç
düzeyinde İspanyolca ve Felemenkçe erek dillerini öğretmede edindiği tecrübenin
sonuçlarına dayanarak geliştirmişti. Makalenin yayınlandığı 1977 yılından sonra
Doğal Yaklaşım, orta öğretim, üniversite ve yetişkin sınıflarında İspanyolca,
Fransızca ve Almancanın yanı sıra ilk orta ve yetişkin sınıflarında
İngilizcenin ikinci dil olarak öğretiminde de kullanıldı. Terrell son dönemde
dil edinimi ve öğrenimi için yapmış olduğu önermeleri hayata geçirebilecek
öğretme tekniklerini geliştirmeye odaklandı.
GENEL
DÜŞÜNCELER

Gerçek iletişimi sınıf içi etkinliklerde temel alan her yaklaşım, çok kısa bir
sürede, erek dilin anadil konuşmacısı olan öğrenciler üretecektir. Çok kısa bir
süre edinimin hızını ve derecesini belirleyen çok sayıda etken olması nedeniyle
belirsizdir.
Dil öğretmenleri en azından dil
öğretimindeki aşağıdaki yeni yaklaşımlardan haberdar olmalıdır:
- Lozanovun Suggestopedia (Telkin/Öneri) Yöntemi
- Curranın Community Language Learning (Topluluk Odaklı/Danışmalı Dil
Öğretimi) Yöntemi
- Asherın Total Physical Response (Bütüncül Fiziksel Tepki) Yöntemi
- Gattegnonun The Silent Way (Sessiz) Yöntemi
- Magnanın Focus Approach (Odak Yaklaşım) Yöntemi
- Beverly Galyeanın Confluent Learning (Birleşik Öğrenme) Yöntemi
Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi, Dil-İşitim Yöntemi ve seçmeli bilişsel temelli
yöntemler iletişim yeteneği üretmemektedirler.
Doğal Yaklaşım dil öğretimine
temel teşkil edecek üç önermede bulunmaktadır:
1. Sınıf içinde asıl olarak dil
edinimini hedefleyen etkinlikler gerçekleştirilmelidir. Dil öğrenmeyi
geliştirici etkinlikler ise ev ödevi olarak düzenlenmelidir.
2. Öğretmen, öğrencilerin yaptığı konuşma hatalarını doğrudan düzeltmemelidir.
3. Öğrencilerin hem erek dilde, hem ana dillerinde, hem de ikisinin karışımı
olan bir dilde tepki vermelerine izin verilmelidir.
Edinim
nedir?
- Dilbilgisi ilkelerinin
bilinçaltı formulasyonu
Öğrenme nedir?
- Dilbilgisinin bilinçli bir
şekilde bilişsel temelli çalışılması
Öğrencinin edinim için sınıf dışında çok az şansı bulunması nedeniyle bu tür
bir tecrübeyi öğretmen sağlamalıdır.
Diğer taraftan öğrenme, iletişim ediminin(communicative competence)
gelişmesinde ikinci derecede önemlidir, bu sebeple belki de sadece sınıf dışı
etkinliklerle sınırlanmalıdır.
Önemli nokta, edinimi geliştirici etkinliklerin tüm öğrenciler için
vazgeçilmez olması, öğrenme etkinliklerinin faydasının ise başlangıç düzeyindeki
öğrenciler için sınırlı bir düzeyde olmasıdır.
Öğrenilen bilgi Krashenın önerdiği gibi, konuşma ve yazmada çok küçük
değişiklikler yapmak için bir monitör veya editör görevi görebilir.
Monitör sadece kısıtlı durumlarda etkinleştirilebilir:
Konuşmacılar,
1. kuralı bilmeli;
2. söyledikleri şeyin formuna odaklanmış olmalılar; ve
3. kuralı uygulayabilecekleri zamanları olmalı
Edinime katkı yapacak etkinlikler iletişimi temel alan her yaklaşımda merkezi
bir rol oynamalı ve belirli koşullar karşılanmalıdır.
KOŞULLAR

Bir iletişim ortamında:
1. etkileşimin odağı iletinin üstündedir;
2. edinici iletiyi anlamalıdır; ve
3. edinici düşük endişe durumunda olmalı, bir başka deyişle aşırı sinirli ya da
heyecanlı olmamalıdır.
Örneğin, amaçlardan birisi öğrencilerin hafta sonunda ne yaptıkları konusunda
konuşmak olabilir. Belirli bir amaca ulaşmak için gereken araçlar (sözvarlığı ve
yapı) verilir. Ama, öğrencinin odağı anlamsal içerik (burada, hafta sonu
etkinlikleri) üzerinde olmalı, dilbilgisel biçim (burada, basit geçmiş zaman)
üzerinde olmamalıdır.
İkinci koşul, öğrencinin iletiyi
anlamasıdır. Edinim, öğrenci tarafından anlaşılmayan bir konuşmanın
dinlenmesiyle gerçekleşmez. Bu yüzden, öğretmenin konuşması yoluyla sağlanan
girdinin anlaşılabilir bir hale getirilmesi gerekir. Ana dil ediniminde, dil
edinimcileri bakıcı konuşması adı verilen anlaşılabilir girdiyi düzenli olarak
almaktadır. Bu tür konuşmaya ikinci dil ediniminde yabancı konuşması
denmektedir. Yabancı konuşmasının özellikleri: 1. düşük hız, 2. anlaşılabilir
sözvarlığı (sık kullanılan, fazla argo olmayan, deyimlerin az kullanıldığı), 3.
açıklama, tekrarlama ve el kol hareketlerinin bolca kullanımı, 4. sözdiziminin
yalınlaştırılması, 5. söylem teknikleri (evet-hayır soruları, kuyruk soruları).
Üçüncü koşul, öğrencilerin
anlaşılabilir girdiyi düşük endişe ortamında almalarıdır. Terrell düşük endişe
terimini duygusal açıdan olumlu anlamında kullanıyor. Terrell duygusal
etkenlerin dil ediniminde en önemli öğe olduğunu (bunun dil öğreniminde şart
olmadığını) savunuyor. Bu yüzden, edinime ulaşılacaksa duygusal engellerin
aşılması veya derecesinin düşürülmesi sınıf içi etkinliklerin başlıca gündem
maddesi olmalıdır. Düşük endişe ortamı öğrencilerin kişisel olarak sınıf içi
etkinliklere katılımıyla yaratılabilir. Yani, öğrenciler ders esnasında tartışma
konularında birbirlerinin düşüncelerine, hislerine ve ilgi alanlarına ilgi
göstermeli ve kendilerini ifade etmede rahat hissetmelidirler.
Başlangıç düzeyi dil öğretiminde üç aşama vardır:
1. anlama (üretim-öncesi);
2. erken konuşma üretimi;
3. konuşma üretimi.
ANLAMA
(ÜRETİM-ÖNCESİ)

Anlama üretimden daima önce gelir. Yeni bir dilde anlama, ilk aşamalarda temel
olarak zekice yapılmış tahminler yapmayı öğrenme yoluyla başarılır. Ana
unsurlar:
1. bağlam;
2. el-kol hareketleri ve diğer beden dili ipuçları;
3. anlaşılacak bir ileti; ve
4. sözcede geçen anahtar sözcüklerin anlamını bilme.
Sözcükler merkezi öneme sahiptir.
(Bir öğrencinin) söz dağarcığındaki bilgi miktarı dilin herhangi başka bir
bölümünden daha önemlidir.
Dinlediğini anlamayı geliştirecek
bazı yararlı teknikler aşağıda sunulmuştur:
TPR
(Bütüncül Fiziksel Tepki) tekniklerinin doğal yaklaşımda çok yararlı oldukları
kanıtlanmıştır.
Basit emirler (Sit down! Raise
your hand! Close your book!), vücut azaları ve elbiselerin dahil edildiği
emirler (Put your left hand on your right leg! Point to a blue sweater!) ve
sınıftaki nesneler ile taşınabilir nesnelerin de çok işe yaradığı görülmüştür (
All those with pencils, point to something red. Walk to the blackboard and write
your name on it.).
Öğrencilerin
adlarını kullanma ve tarifler
Örneğin;
What is your name?
Barbara.
Everyone, look at Barbara. Barbara has
long, blond hair.(Bu esnada öğretmen saç, uzun ve sarışın kavramlarının
anlamını gösterebilmek için bağlamı ve el-kol hareketlerini kullanır.) What is
the name of the student with long blond hair? Sınıf yanıtlar: Barbara.
What is your name?
Mark.
Look at Mark. Does Mark have long hair?
(Uzunluk ve kısalık zıtlığını göstermek için öğretmen el-kol hareketlerini
kullanır.) Sınıf yanıtlar: No.
Is his hair blond? Sınıf yanıtlar: No.
Is it Brown? Sınıf yanıtlar: No.
Mark is the student with short, Brown
hair. What is the student with long, blond hair? (Barbara)
And the student with short, brown hair? (Mark)
Bu etkinlik diğer fiziki
özelliklerin (sadece olumlu olanlar), renklerini de katarak elbiselerin ve başka
bazı özelliklerin tarif edilmesinin kullanımıyla devam ettirilebilir. Bu
etkinlik yalnızca anlaşılabilir girdi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda öğretmenin
ve öğrencilerin birbirlerinin adlarını öğrenmesi için bir araç görevi görür.
Başka bir
teknik de resimlerin kullanılması olabilir.
Her bir öğrenciye farklı bir
resim verilir.Öğretmende tüm kopyalar vardır ve bir tanesini eline alır. Sorar:
Who has the picture with two women?
Who has the picture with a woman holding a cup of coffee in her hand?
Kişisel
ayrıntıları sorma veya öğrenme bir diğer teknik olabilir.
Who is studying psychology? Spor,
oyunlar, doğum yerleri, doğum tarihleri, iş tecrübeleri hakkında konuşulacak
konular olabilir.
Konuşma-öncesi aşama öğrencilerin
gereksinim duydukları süre kadar devam eder. Ne zaman konuşmaya başlayacaklarına
öğrenciler kendileri karar vermelidir. Doğal yaklaşımla yaptığı derslerde
Terrell, temel eğitim çağındaki öğrencilerin edinim işlemine başlamak için
birkaç ay anlaşılabilir girdi almaya ihtiyaç duyduklarını görmüştür. Orta
öğretim çağındaki öğrenciler genellikle bir ay gibi bir sürede rahat bir biçimde
konuşmaya başlamışlardı. Üniversite düzeyindeki öğrenciler ise normal olarak
dört beş saat sonra gönüllü olarak konuşmaya başlıyorlardı.
ERKEN
KONUŞMA ÜRETİMİ

Eğer öğrenciler anlama aşamasından bu düzeye geçerken makul bir büyüklükte
edilgen sözvarlığına erişmişlerse geçiş süreci basit olmaktadır. Terrell, erken
üretim aşamasına geçmeden önce öğrencilerin yaklaşık olarak 500 civarında
sözcüğü tanıyor olmalarını tavsiye etmektedir.
Bu düzeyde tek sözcükle yanıtlanabilecek sorular sorulmalıdır. Either-or
soruları özellikle değerlendirilmelidir. (Bir resme bakarken) Is this woman
standing or sitting? Is this car red or green?
Doğal
yaklaşımla eğitim alan öğrenciler doğal bir çevredeki bir ediniciye benzer
üretim aşamalarından geçer:
- Evet-hayır yanıtları,
- Either-or sorularına tek sözcüklü yanıtlar,
- İki sözcüklü yanıtlar (at home, big hat, no have, me go, see nothing vb.)
- Listeler (What do you see in this picture? A woman, a hat vb.)
- Üç sözcüklü yanıtlar ve veya kısa öbekler; daha uzun öbekler; tam tümceler.
Diğer
teknikler:
- Açık tümce modeli
My mother is
The class I like best is
- Açık diyalog çerçevesi
Hi, where are you going?
Im going to the
..
Would you like to
..with me tonight?
- Açık görüşme
What is your name?
My name is
Her name is
.
Where do you live?
I live at
..
She lives at
..
Bu düzeyde
öğrenci tepkilerinin veya yanıtlarının hatalar içermesi olasılığı vardır.
Terrellın bu konudaki görüşü
Konuşma hatalarının düzeltilmesinin dil ediniminde gerekli, hatta yararlı
olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. şeklindedir.
- Hata düzeltimi dil öğrenimi
için gerekli olabilir, dil edinimi için değil.
- Hata düzeltimi öğrenciyi forma odaklandırır; bu da edinimi,daha az değil,
daha çok zorlaştırır. Konuşma hatalarının düzeltimi, öğrenmeye yol açabilir,
edinime değil.
- Hataların doğrudan düzeltimi öğrencilerin geri adım atmalarına neden
olabilir
Terrell
doğrudan hata düzeltiminden kaçınılması için üç temel neden olduğuna
inanmaktadır:
1. Herhangi bir doğal dil
edinim ortamında, konuşma hatalarının düzeltimi bir yetişkinin dilbilgisi
modelinin gelişmesinde hiçbir önemli rol oynamamaktadır.
2. Konuşma hatalarının düzeltimi duygusal engeller yaratacaktır.
3. Konuşma hatalarının düzeltimi, konuşmacının forma odaklanmasına neden olur,
böylece edinim pahasına öğrenme gelişir.
Doğal yaklaşımı
uygulayan bir öğretmen hatalara nasıl yaklaşmalıdır?
- Eğer çok fazla hata varsa
yapılacak en iyi şey belki de hataları göz ardı etmektir.
- Dolaylı düzeltim yapılabilir.
Örnek 1
(Genişletme):
Öğretmen: Whats the baby doing?
Öğrenci: Baby playing.
Öğretmen: Yes, the babys playing. Whos he playing with?
Örnek 2
(Yeniden Yapılandırma):
Öğretmen: What are you going to
do after class today?
Öğrenci: I no go do eat cafeteria, no have money.
Öğretmen: Oh, you arent going to eat in the cafeteria because you dont have
any money. Why dont you have any money? Did you forget it? Is it at home?
KONUŞMANIN BELİRMESİ

Üçüncü aşamadaki sınıf içi etkinlikleri büyük oranda dilin kullanılacağı
ortamlar ve işlevler ile arzu edilen özel dil becerileri, konuşma becerileri,
okuma ve yazma becerileri gibi kursun amaçlarına bağlı olacaktır.
Tavsiye edilen etkinlikler:
- Oyunlar ve dinlenme
etkinlikleri
- İçerik: slayt sunumları, filmler, göster ve anlat çalışmaları, paneller,
fotoğraflar, konuk konuşmacılar vb. odaklanma araçtan (erek dil) çok iletilen
bilgi üzerinde olmalıdır.
- Öğrencilerin tecrübelerinin yanında değerlerini, görüşlerini, düşüncelerini
ve amaçlarını ortaya çıkarmaya yarayacak insani-duygusal etkinlikler
- Bilgi ve sorun çözme etkinlikleri
Örnek 1 (Bir gazete ilanına bakarak) öğretmen şu
soruları sorabilir:
How much does a suit cost?
What is the price reduction on underwear this week?
What time does the store close?
If you had only 50 dollars to spend in this store, what would you buy?
Örnek 2 Green ailesinin günlük etkinlikleri öğrencilere
verilerek öğretmen şu soruları yöneltebilir:
Who does the dishes in the Green
family?
What are the duties of the youngest child?
Does the father ever wash the car?
KAYNAKÇA

Bu makale Tracy Terrellin The Natural Approach to Language Teaching: An Update
adlı makalesinden derlenmiştir:
Terrell, T.D.The Natural Approach to Language Teaching: An Update,The Canadian
Modern Language Review, 1985.
